FAIL (the browser should render some flash content, not this).

E-posta:
Sifre:
Sifremi Unuttum
Yeni Kayit

İLAÇ NEDİR?:
Eczacılara fakültelerinde öğretilen ilk şey : “HER İLAÇ BİR ZEHİRDİR , AMA HER ZEHİR BİR İLAÇ DEĞİLDİR.” Yukarıda ki cümle sizi korkutmamalıdır.Ancak ilaç kullanırken bir kez daha düşündürmeli ve arkadaş tavsiyesi ile veya bir dergide yada gazetede gördüğünüz haber ilanla , bir uzmana danışmadan ilaç kullanmanın bazen gerçekten tehlikeli olabileceğinide hatırlatmalıdır. Bu sayfalarda sizlere daha çok halk diliyle yaklasmaya çalışacak , olabildiğince tıp terminolojisinden uzak durmaya gayret edecegiz. İlaç herhangi bir hastalığı tedavi eden,hastalığın belirtilerini durduran,rahatlatan,ağrı ve sancıyı gideren kimyasal yada bitkisel maddelere denir. Yaklaşık 5000 yıl önce Çinliler tarafindan bitkilerle tedavi uygulanmıştır. Bugün kullandığımız ilaclarin büyük kısmı aslında doğal maddelerin sentetik şekilleridir.Gerçi tüm dünyada fitoterapiye (doğal ürünlerle tedavi) bir dönüş olsada sentetik ilaçlar bugün kullandığımız ilaçların % 95 ini teşkil ediyor diyebiliriz. Sentetik yada doğal bir ilaçta arayacağımız ilk özellik ilacın yararının zararlarından çok fazla olması ,tıbben etkili ve kullanımının güvenilir ve kolay olmasıdır.Burada gözönünde bulundurduğumuz prensip , az da olsa tehlikeleri görülen bir başağrısı ilacının piyasaya verilmesi sakıncalıdır.Ancak zehirli etkisi olan bir madde kansere karşı başarı sağlıyorsa belirli dozlarda kullanılabilir ve ilaç statüsü kazanır. Sentetik ve bitkisel ilaçların dışında (bazı aşılar,thyroid hormonları bazı insulin tipleri gibi) hayvansal orijinli ilaçlarda vardır.

İLAÇ ŞEKİLLERİ:
İlaçlar doğru dozların en kolay şekilde verilebilmesi için çeşitli şekillerde hazırlanır.İlacın içinde tedavi değeri olmayan çeşitli maddeler,ilacın kimyasal dayanıklılığını arttırmak yada tad ,koku veya renk vermek amacıyla eklenir.Günümüzde yaygın olarak kullanılan ilaç şekilleri şunlardır.
1.TABLET : Genellikle yuvarlak preslenmiş katı şekildir.Preslenmeden önce jelatin,nişasta,laktoz,glukoz,talk gibi inaktif ajanlar tablete şekil vermek,yapıştırmak veya kayganlaştırmak amacıyla konur.İlaç üretim teknolojisinin ilerlemesiyle uzun etkili tabletler , kullanım kolaylığı sağlamıştır.Bu tip tabletlerde bir veya birden fazla aktif madde belirli süre içinde (12 yada 24 saat gibi) eriyerek kana karışır ve hastanın bir gün içinde birden fazla tablet almasına gerek kalmaz.
2.KAPSÜL : Silindirik şekilde , genellikle jelatinden üretilen, alındıktan hemen sonra dağılarak, aktif maddenin serbest kaldığı ilaç formudur.Tabletlerde olduğu gibi kapsüllerde de uzun etkili formlar vardır.Ancak bu tür kapsüllerin içinde pellet dediğimiz çok küçük yuvarlak granüller kullanılır.Kapsül dağıldığı zaman çeşitli farmasotik formlarda hazırlanan bu küçük granüller, gastrointestinal sistemde çeşitli zaman periyodlarında eriyerek kana karışırlar ve böylece uzun süreli bir etki sağlanır.
3.SIVI İLAÇ FORMLARI:
A.ŞURUPLAR: Genellikle yoğun miktarda şeker , sakarin yada aspartam içeren ve en çok kullanılan sıvı ilaç formlarıdır.Kimyasal dayanıklılığı artırıcı,koku ve renk verici maddelerde kullanılır.Tablet yada kapsül formu kullanamayan yetişkinler için olduğu kadar çocuklar ve bebekler içinde bu tür ilaç şekilleri tercih edilir.Diyabetli hastaların suni tatlandırıcı içeren şurupları tercih etmeleri gerekir.
B.ELiKSiR : Etken maddenin su ve alkolde çözülmesiyle elde edilen şekildir.
C.SUSPANSiYON: Suda yada başka bir sıvı içerisinde erimeyen aktif maddeler sıvının içinde dağıtılır.Bu tip ürünler kullanılmadan önce kesinlikle iyice çalkalanmalıdır.Bazı antibiyotikler bu formda hazırlanırlar.Toz haldeki ilaca su katılarak çalkalanır ve sıvı hale getirilir.
4.POMADLAR VE KREMLER: Saçli ve saçsız deriye sürülebilen preperatlardır.Genellikle bakteri üremesini önlemek için koruyucu maddeler içerirler.
A.POMAD (MERHEM) : İlacın vücudun belli bir bölgesine uygulanması,derinin havayla olan temasını önlemek, koruyucu yada yağsız, çok kuru cildi , normal durumuna getirmek amacıyla kullanılır.
B.KREM : Pomadın tersine yağsız ,serinletici ve nemlendirici etkisinden yararlanmak amacıyla kullanılan ilaç şeklidir.
C.LOSYON : Krem ve Pomaddan daha sıvı olan bu form ,krem gibi serinletici ve nemlendirici özellik gösterir.Saçlı deriyede uygulanabilirler.
5.ENJEKSİYONLUK PREPERATLAR: İlaç endüstrisinde tüm ürünler büyük bir titizlikle hazırlanır,ancak enjektabl preperatlar çok daha fazla bir özen gerektirir.Direkt kana karışacak olan ilacın kesinlikle steril olması , bunun dışında enjeksiyon yerinde yada damarda herhangi bir hasara yol açmaması için pH değerinin iyi ayarlanması gerekir. Bu tip preperatlar ampul yada flakon şeklinde hazırlanır.Yine günümüz teknolojisinde ilaç direkt enjektörün içine konarak herhangi bir yabancı maddenin bulaşmasına izin verilmemektedir. Enjeksiyonlarınızı mutlaka hastanede yada sağlık ocaklarında yaptırınız.Reçetenizi yanınızda bulundurunuz ve her seferinde sağlık personeline gösteriniz.
6.SUPPOZİTUAR ve OVULLER : Mermi yada oval şekilde hazırlanmış katı olmasına rağmen vücut ısısında çabuk eriyebilen bu ilaç formları genellikle kakao yağından yada benzeri bitkisel yağlardan üretilir.Anüs yoluyla kullanılanlara Suppozituar,Vagina yoluyla kullanılanlara ise ovül yada pessar diyoruz.Bu ürünler dışkılamadan sonra ve tercihen yatmadan önce kullanılmalıdır.
7.DAMLALAR
A.GÖZ DAMLALARI: Kesinlikle steril sıvı preperatlardır.Açıldıktan sonra en geç 20 gün sonra kullanılmayan kısım atılmalıdır.Bu süre bakteri üremesi için yeterli bir süredir.Alt göz kapağı hafifçe aşağıya çekilerek 1-2 damla damlatılır ve pamukla silinir.
B.KULAK DAMLALARI: Kullanımı gün geçtikçe azalan bir preperat şeklidir.Artık daha çok dış kulak yoluındaki problemlerde tercih ediliyor.
C.BURUN DAMLALARI: Genellikle Serum Fizyolojik yada su içinde hazırlanan bu preperatların lokal etkisinden yararlanılır.Burundaki tıkanıklığı gidermek yada allerjik reaksiyonları çözmek için kullanılır.Ancak burun damlaları sanıldığı kadar masum ürünler değildir ve bazıları bağımlılık yaratabilir.Özellikle etken madde içeren burun damlaları hekiminizin önerdiği tedavi süresince kullanılmalı ve bırakılmalıdır.Uzun süre kullanılan damlalar vazokonstruksiyon dediğimiz damarların büzülmesine neden olabilir.Yalnızca serum fizyolojik içeren damların herhangi bir yan etkisi yoktur.
8.INHALATÖRLER: Aktif maddenin bir sıvı içinde basınç altında eritilmiş yada suspense edilmiş formudur.Genellikle her basışta önceden belirlenmiş doz serbest bırakılır ve hastanın yanlış doz alması önlenir.Astım gibi solunum sistemi hastalıklarında sık kullanılan bu formun kullanılış biçimi çok önemlidir.Mutlaka eczacınıza danışarak doğru tekniği öğreniniz.
9.DERMAL FLASTERLER: Son yıllarda sıkça kullanılmaya başlayan bu formun özelliği ilaç aktif maddesinin bir flaster içine emdirilmesi ve kullanıldığı zaman 24 saatlik bir sure içinde salınmasıdır.Hormon preperatları,nikotin bantları örnek verilebilir.Bazı hastalarda ciltte hafif kızarıklık yada tahriş dışında sakıncası görülmemekle birlikte bugünün teknolojisinde kullanımı belirli sayıda ilaçla sınırlıdır.


İLAÇ TEDAVİSİNİN SONLANDIRILMASI:
İlaca başlamak kadar bitirmek de önemlidir.Ülkemizde özellikle antibiyotik tedavisinde bu yanlışa düşülmekte,herhangi bir ağrıkesici gibi,antibiyotikler de ya 1-2 gün kullanılıp bırakılmakta,zamanında alınmadığı gibi ,reçetede 2-3 kutu yazılmış bir ilacı ,hasta iyileştim zannıyla yada hastalık belirtilerinin kaybolması durumunda tedaviyi kesmektedir.Mantar enfeksiyonlarında tedavi süresi çok uzundur ve belirtiler kaybolsa bile tedaviye hekimin önerileri doğrultusunda devam etmelidir. Bazı ilaçlar hastalığın iyileşmesi durumunda hekim tarafından kesilebilir.Ancak bazılarının yavaş yavaş durdurulması gerekir ki buda yine hekim kontrolünde olmalıdır.Kortizon tedavileri ,psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kulllanılan ilaçlar,bazı kalp ilaçları genellikle hekim tarafından sonlandırılır. Bu nedenle uzun süreli ilaç tedavilerinde periyodik olarak doktorunuza başvurunuz.

ALIŞKANLIK YAPAN İLAÇLAR:
İlaç bağımlılığı insanların düşüncelerinin çok daha ötesinde bir boyut taşır.İnsanlar bağımlılık deyiminden eroin,esrar gibi uyuşturucu bağımlılığı yada alkol bağımlılığını anlarlar. Ancak uzun yılların deneyimi ile rahatça söyleyebiliriz,ne yazıkki burun damlası bağımlısı hastalarımız bile vardır.Ama daha önemlisi kafein içeren ağrıkesiciler ve bazı uyarıcılar , uyku ilaçları , anksiyete ve depresyonda kullanılan bazı yatıştırıcılar bağımlılık yaratabilir. İlaç bağımlılığı iki başlık altında değerlendirilir.Psikolojik bağımlılık,vücutta varlığı istenen etkiyi gösteren,ancak yokluğu halinde istenmeyen etkilerin ortaya çıktığı bir durum olarak nitelendirilir.Fiziksel Bağımlılık genellikle, Psikolojik Bağımlılıkla birarada görülür.Bir ilaca yada bir maddeye fizyolojik adaptasyon demektir.İlacın yada maddenin yokluğu durumunda (yokluk sendromu)şiddetli fiziksel krizlere neden olabilir.Fiziksel bağımlı hastalar zamanla ilacın etkisine tolerans gösterirler.Örnek olarak günde 10 mg yatıştırıcı bir ilaç alan hastada bağımlılık meydana gelince 20-30 hatta 50 mg lık dozlar yeterli etkiyi göstermeyecektir.Bu da ilacın tedavi dozu ile öldürücü dozu arasındaki farkın azalmasına neden olacaktır. Önceleri 2-3 duble alkolle tatmin olan bir kişi bağımlılık durumunda 1-2 şişe içkiyle yetinmeyecektir. Eroin,Narkotik analjezikler(Morfin,Pethidine vb.)uyku ilaçları,yatıştırıcılar(benzodiazepinler ve barbitüratlar),depresanlar,alkol ve sinir sistemi uyarıcıları(amfetaminler,kokain,nikotin)... Sigara ve narkotik analjezikler bir müddet kullanıldıktan sonra çok kolay fiziksel bağımlılık yaparlar. Kendinizi ve çevrenizdeki insanları uzak tutmak zorunda olduğunuz bağımlılık yapan maddelerin bazılarını sıralayalım:
Alkol
Nikotin
Amfetamin (ecstasy vb.)
Kokain (Crack vb.)
Eroin
Tiner ve benzeri solventler
LSD
Marihuana
Pethidine


İLAÇ ŞEKİLLERİ
Donec sit amet eros. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Mauris fermentum dictum magna. Sed laoreet aliquam leo. Ut tellus dolor, dapibus eget, elementum vel, cursus eleifend, elit. Aenean auctor wisi et urna.

YAŞLILARDA İLAÇ KULLANIMI:
Yaşlılarda bebekler gibi ilaç kullanırken bir takım riskler taşırlar.Yaşlılıkta meydana gelen fiziksel değişikliklerin yanı sıra , birden çok fazla ilacı aynı anda almak gibi bir durumla sürekli karşı karşıya kalmaları da bu risklerin nedenidir. Yaşlılarda yine bebeklerde olduğu gibi karaciğer ve böbrekler, ilaçların vücuttan atılmalarında yetersizlik gösterebilirler.Bu durumda verilen normal yetişkin dozu bile çeşitli yan etkiler doğururken normal dozun yarısında bile tedaviye cevap alınabilir.Bu durumun tam tersiolarak ,bazı vitaminlerin barsaklardan emiliminde düşüşler görülebilir ki bu da yaşlılarda daha yüksek vitamin dozları uygulanmasına neden olabilir.
Ayrıca birkaç ilacın sürekli aynı anda alınması adverse ilaç interaksiyonu dediğimiz değişik reaksiyonlara yol açabilir. İnsanlar yaşlandıkça beyin , sinir sistemi gibi organlar ilaçlara karşı hassasiyet gösterebilir. Yaşlandıkça insanların bağışıklık sistemleri de hassas hale gelir. Yaşlı insanlar ilaçlarını zamanında almayı unutabilir,gereken sayıda almayabilir,bazende,ilacını aldığını unutarak dozu tekrarlar ve bu seferde fazla doz almak durumunda kalırlar. Bütün bu nedenlerden dolayı hekim , eczacı ve hasta yakınları yaşlı insanlara çok daha fazla vakit ayırmalı , hiçbir karışıklığa neden olmayacak şekilde ilaç kullanımını açıkça anlatmalıdırlar.
Unutmayın,bir gün hepimiz yaşlanacağız.
© 2007 ECZANE HİLAL TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Tasarım, Yazılım ve Barındırma: HEPEKO Elektronik Tic. Ltd. Şti.